ISDN Nedir ?

15 Ocak 2010 Yazan YawuSZ  
Kategori Bilim & Teknoloji

ISDN mevcut analog telefon şebekesinin sayısal alternatifidir. Normal bir telefon hattı gibi bir telefon numarası çevirip hem sayısal, hem de analog hatlara ulaşım sağlanabilir. ISDN teknolojisini alışılmış analog hatlardan ayıran en önemli özellik tamamen sayısal temiz bir ses kanalı sağlamasının yanında, aynı anda veri (data) iletişimine de izin verebilmesidir. Integrated Services Digital Network sözcüklerinin baş harflerinden oluşmuştur ve Tümleşik Hizmetler Sayısal Şebekesi olarak Türkçeleştirilmiştir. Ses, görüntü, veri gibi her türlü bilginin sayısal bir ortamda birleştirilip aynı hat üzerinden iletilmesinin sağlandığı bir haberleşme ağıdır.

İki farklı ISDN bağlantı tipi vardır.

Bunlardan birisi ISDN abonesine iki ayrı 64kbps’lik kanal sağlayan ISDN BA/BRI veya diğer bir adıyla 2B+1D dir. BA, “BASIC Access” ve BRI, “BASIC Rate Interface”in kısaltmalarıdır ve ISDN BA ile ISDN BRI aynı fonksiyonun iki ayrı ismidir.

Bir diğer bağlantı şekli ise daha büyük uygulamalarda kullanılan ve 30B+1D sağlayan PA/PRI bağlantı türüdür. PA, “Primary Access” ve PRI, “Primary Rate Interface”in kısaltmalarıdır ve ISDN PA ile ISDN PRI aynı fonksiyonun iki ayrı ismidir. ISDN BA/BRI=2B+1D=2×64Kbps=128Kbps ISDN PA/PRI=30B+1D=2 x 64 Kbps = 2 Mbps

Hangi durumlarda hangi ISDN tipi uygundur?

Dosya transferi, LAN bağlantıları, görüntü haberleşmesi, PC haberleşmesi, Internet servis sağlayıcıları ve büyük şirketler için ISDN PA aboneliği; daha küçük ve Orta ölçekli şirketler ve ev aboneleri için ISDN BA aboneliği uygundur.

ISDN BA bağlantısı için özel bir kablo altyapısı gerekir mi?

ISDN BA hatlarında, standart telefon bağlantılarında kullanılan bakır kablolar kullanılır. Abone ile santral arasında farklı bir kablo lamaya gerek yoktur.

ISDN hat kullanıcıları bu hat yardımı ile diğer analog telefon kullanıcılarına erişebilirler mi?

Evet. ISDN teknolojisi hem ulusal, hem de uluslararası telefon aramalarında analog ve sayısal tüm kullanıcılara erişimi destekler.

ISDN BA hat ile analog telefon hattı arasındaki fark nedir?

ISDN, ses, veri (data), görüntü ve bunların kombinasyonlarının tamamen sayısal ortamda alınıp gönderilmesini sağlayan bir teknolojidir. Bir analog hat kullanıcısı aynı anda sadece bir çağrı yapabilirken, ISDN BA kullanıcıları aynı anda birbirinden tamamen bağımsız iki ayrı çağrı yapabilir ya da kabul edebilirler.

ISDN Uygulamaları nelerdir?

ISDN kiralık hatlarda elde edilebilen kaliteyi ve hızı sağlar. Yaygın uygulamaları aşağıdaki gibidir: Daha yüksek Internet erişim hızı Kiralık hatların yedeklenmesi Video-konferans Görüntülü telefon v.b.

ISDN abonesi olunduğunda mevcut telefon hattının iptal edilmesi gerekir mi ?

ISDN kullanıcıları normal telefon hatlarına ihtiyaç duyuyorlarsa iptal ettirmelerine gerek yoktur. ISDN ve normal telefonlarını isterlerse farklı iki hattan kullanabilir ya da iptal ettirebilirler.

ISDN hattına kaç terminal cihazı bağlanabilir? Aynı anda kaç cihaz kullanılabilir?

ISDN hattına maksimum 8 adet terminal cihazı bağlanabilir ancak aynı anda ikisi kullanılabilir. Görüntülü telefon olursa tek olarak kullanılır.

Görüntülü telefon hizmeti almak için ISDN BA’ mi, yoksa ISDN PA abonesi mi olmak gerekir?

Görüntülü telefon için ISDN BA (128 Kbps) yeterlidir. B kanalının birinden ses, diğerinden görüntü gider. ISDN PA (2Mbps) ise çok büyük bir band olduğundan sadece görüntülü telefon için ekonomik değildir.

ISDN kanalları nasıl ve hangi amaç için kullanılacaktır?

ISDN BA ve ISDN PA servisine baktığımızda B kanalları data veya ses için; D kanalı işaretleşme veya X.25 paket şebekesi için kullanılır. ISDN PA’da 30 B ve 1 D kanalı vardır. Hızı 2 Mbps’dir. Aslında temeli E1 arabirimine dayanır. Japon standardına göre 24 kanal ve 1.54 Mbps yani T1 ile aynı ortamda çalışır. Genelde büyük firmaların PBX’i ile kendi santralimiz arasındaki bağlantılarda kullanılır.

ISDN hattında hangi interface (arabirim) kullanılacaktır?

Türk Telekom santrallerinden binanızın girişine kadar olan hat U Interface; binanızın içinden cihazınıza kadar olan hat ise S/T interface olacaktır. ISDN ek cihazlarını alırken S/T uyumlu olanları almanız gereklidir.

Bilgisayarların ISDN uyumlu olması için nasıl bir modem (adaptör) alınması gerekir?

Bilgisayarlarda biri iç diğeri dış olmak üzere iki türlü modem vardır. Bilgisayar çıkışında, 125 Kbps hızında, RS-232 seri portu bulunmaktadır. ISDN hızı 128 Kbps olduğu için dış modem kullanıldığında bilgisayar ile dış modem arasında 3 Kbps fark meydana gelecek bu da görüntü ve kaliteyi olumsuz olarak etkileyecektir. İç modem kullanıldığı zaman bu farklılık ortadan kalkacağı için iç modem kullanılması önerilmektedir. Bilgisayar windows 95 ve en az 486 CPU olmalıdır.

Network Terminatörü (NT-Şebeke sonlandırıcı) nedir?

Tüm ISDN terminallerinin tek bir ISDN hattına bağlantısını sağlayan bir arabirim cihazıdır.

Bir ülkeden alınan ISDN terminali diğer bir ülkede çalışır mı?

Ülkeler telefonda farklı özellikler tanımlayabilirler. Amerikan ve Japon sistemlerinde sinyalin analogdan dijitale çevrilmesinde m -law, diğer ülkelerde ise A-law şifreleme kullanır. Eğer satın alınan cihazda bu iki özelliği çeviren bir anahtar yoksa büyük problemler doğabilir. Amerika’da ISDN cihazları genelde iç modem kullanmakta olup, ISDN hattına bağlandığı zaman U noktasına bağlanır.

Türk Telekom hizmetinde ise modem ve NT1 gerekli olup, S/T noktasına bağlanmaktadır. Eğer abone Amerika’dan böyle bir cihaz alırsa ülkemizde çalışmayabilir ya da uyumsuzluk olabilir.

Genişband (Broadband ISDN) nedir?

ISDN PRI’dan daha büyük band kullanan ISDN servislere Genişband ISDN denir. Başka bir deyişle hızı 2 Mbit/s’den (2 Mbit/s hariç) başlayıp 1 Gb/s’e kadar olan ISDN servislerdir.

Broadband ISDN denince akla özellikle bir teknoloji gelmez, sadece ATM gelir. ATM teknolojisi ISDN genişband’ta anahtarlama alt yapısı olarak kullanılır. Başka bir deyişle bir köprü düşünülürse bir bacağı darband ISDN, diger bacağı ATM (Genişband ISDN)’dir.

ISDN internet servisinde “Backbone” olarak kullanılır mı, kullanılırsa ne ölçüde çözüm getirir ?

Evet ISDN, internet erişimde bir backbone olarak kullanılır. (Ancak ISDN çok uzun süreli bir çözüm değildir.)

ISDN aboneliğinde numaralama planı nasıl olacaktır?

PSTN’de kullanılan E.164 numaralama planının aynısı kullanılacaktır. E.164 numaralama planı: Normal telefonlarda CC (Country Code) 1-3 digit arası, TC (Trunk Code) maksimum 1-3 digit SN (Subscriber Code) 7 digit olmak üzere toplam 12 digittir. ISDN’de ise CC 1-3 digit NDC (National Destination Number) maksimum 15 dijit’tir.

Ayrıca kullanılırsa Sub-address maksimum 40 dijit’tir. Üniteler normal telefon numarası bloklarından belli bir blok ISDN için ayıracaklardır. Numaralama planı yapılırken MSN, DDI vb. ek servisler talep edilsin edilmesin verilecek mi? gibi bir planlama yapılacaktır.

ISDN servis ücreti ne kadardır?

ISDN Hizmetinde bağlantı ücreti, aylık ücret ve telefon kontör atış periyoduna göre haberleşme ücreti alınır. Veri iletişiminde ise tarifesine göre ücret alınır.

Paylaş :
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • Technorati

Mobil Terimler

15 Ocak 2010 Yazan YawuSZ  
Kategori Bilim & Teknoloji

1G:
Birinci Kuşak analog mobil telefon kuşağının kısaltması. Kökeni 19. yy’a kadar giden ilk kuşak sistemlerden bazıları halen ABD’de kullanımda.

2G:
İkinci kuşak mobil iletişim teknolojilerine verilen kısaltma. Dünyanın farklı yerlerinde farklı sistemler içermesine karşın ikinci kuşağa dahil olan GSM global anlamda hakim durumda.

2.5G:
GSM ikinci faz. GSM’in HSCSD ve GPRS’i kapsayan geliştirilmiş versiyonu.

3G:
Üçüncü kuşak mobil iletişim teknolojilerine verilen kısaltma. Bu kuşağa ait cihaz ve ağlar IMT-2000 adıyla anılan bir standartı kullanıyor. UMTS bu ailenin en bilinen üyesi.

A2DP- A2DP Destekli Bluetooth:
Cep telefonlarında bulunan müziğin bluetooth üzerinden kulaklıklarla dinlenebilmesini sağlayan bir profil olup, bu sayede kablolara bağlı kalmadan müzik dinleme imkanına sahip olabilirsiniz.

AMR (Adaptive Multi Rate):
Uyarlanabilir Birden Çok Hız. Konuşma frekanslarını etkin bir şekilde paketlemeye odaklanan bir ses kodlama dosya biçimi.

Battery:
Batarya. Kablosuz telefonların güç kaynağı. Kablosuz telefonlar ve iletişim cihazlarında, nikel kadmiyum, nikel metal hidrid ve lityum iyon gibi, yeniden şarj edilebilir bataryalar kullanılır.

Baz İstasyonu:
Bir mobil telefon sisteminde yer alan radyo istasyonu.

Bitmap:
Bir görüntü alanını ve her bir pikselin rengini belirler. GIF ve JPEG, bitmap içeren grafik görüntü dosya tipine iyi birer örnektir.

Bluetooth:
Farklı cihazların kısa mesafeler içinde bir ağ oluşturmasına imkan veren kablosuz radyo teknolojisi. Taşınabilir kablosuz cihazlar arasında kolay veri iletimi sağlayan teknoloji, yaklaşık 10 metrelik bir menzile sahip. Yeni çıkan bazı telefonlarda bu menzil 100 metreye kadar çıkmaktadır.

Bookmark:
Yer imi. Web yada wap sayfalarında sık ziyaret ettiğiniz yerleri özel bir listeye ekleyip daha sonra hızlı erişmenizi sağlamak.

Call Barring:
Telefonun tüm yapılan aramalara veya belirli aramalara kapatılıp açılabilmesi.

Call Divert:
Çağrı yönlendirme. Gelen çağrıların daha önceden belirlenmiş numaralara veya telesekretere yönlendirilmesi özelliğidir.

Call Hold:
Çağrı Bekletme. Abonenin, konuştuğu aboneyi bekletmeye alarak başka bir çağrı yapabilmesi özelliğidir.

Caller ID (CLI):
Arayan kişinin numarası. Bu özelliği olan telefonlarda, arayan kişinin numarası ekranda gösterilir.

Cell :
Hücre. Ağ alanında ATM tipi anahtarlamada temel veri birimi olarak kullanılır. Modern cep telefonu ağlarının tamamı hücresel bir yapıya sahiptir. Her hücrenin ortasında bir baz istasyonu yer alır.

Cell Broadcast (Hücre Yayını):
Belirli bir coğrafi alandaki telefonlara ücretsiz mesaj gönderimi sağlayan mobil teknolojidir. Örnek 55.nci kanaldan Maç Yayınları

CIF:
Ortak Değişim Biçimi. CIF Kamera, küçük boyutlu bir telefondaki entegre kamera modülüdür. 352×288 piksel çözünürlüğünde fotoğraflar çeker. CIF Görüntüler hafızada görece daha az yer tutar ve telefonun ekranındaki görüntü kalitesi iyidir.

CSD (Circuit Switch Data):
Devre Anahtarlamalı veri aktarımı. 9600 bit/sn hızında devre anahtarlamalı veri iletimi. Nokia 3330, Ericsson T29, Siemens C45 gibi, GPRS özelliği olmayan WAP’lı telefonlar CSD ile WAP’a bağlanırlar.

Dual Band:
Çift Bant. İki farklı frekans boyunda sinyal alıp gönderme yapabilen telefonlara verilen spesifikasyon. Çift bantlı aygıtlar 900MHz ve 1800MHz frekanslarında çalışırlar. Üçüncü jenerasyonda yer alan UMTS’ye ait tek bir frekans olduğundan üçüncü jenerasyonda çift bantlı telefonlara gerek olmayacaktır.

Duplex Seperation:
Duplex Ayırım. İki mobil cihaz arasındaki iletişimde yer alan frekansların çift yönlü olarak (Downlink – Uplink) kullanılması. Telefonların Duplex olması aynı anda iki tarafında konuşabilmesine imkan verir. Walkie-talkie tipi telsiz aygıtları yarım-duplex veya simplex’tir.

EDGE (Enhanced Data Rates for GSM Evolution):
GSM Evrimi için Gelişmiş Veri Oranları. GSM faz2+ ağlar için yüksek hızlı veri transferinin yolunu açan bir spesifikasyon. EDGE getirdiği kodlama metodu sayesinde veri transfer hızı 14,400′den 48,000 bit/saniye’ye çıkmıştır.

EFR (Enhances Full Rate):
Gelişmiş Tam Oran. Hücresel sistemlerde ses kalitesini geliştirmeye yarayan bir teknoloji.

GHz:
1 milyar hertz. Alternatif akım veya elektromanyetik dalga frekans ölçüsü. Bilgisayarlarda işlemcinin saat hızını gösterir

GIF (Graphics Interchange Format):
Grafik dosyalarını sıkıştırmak amacıyla Compuserve tarafından yaratılmış bir grafik formatıdır. Web dökümanlarında sık sık kullanılır.

GPS (Global Positioning System):
Küresel Konumlandırma Sistemi. Dünya etrafında bir yörünge izleyen 24 uydu yoluyla dünya üzerindeki çok küçük şeylerin bile yerini belirlemeyi mümkün kılan sistem. Doğruluk derecesi 10 ile 100 m arasında bir farkla değişiyor.

GPRS (General Packet Radio Service):
Genel Paket Radyo Servisi. 2.5G’nin temelini oluşturan teknoloji. GPRS ile her an çevrimiçi olabilirsiniz. Veri şebekelerine sürekli bağlı kalabilir ve sık kullandığınız bilgi ve eğlence servislerini kullanabilirsiniz. Öncesiyle karşılaştırıldığında, gecikmesiz bağlantı ve yüksek veri akışı sağlayarak bilgi alımını daha da erişilebilir ve kullanışlı hale getirir. GPRS’in ilk temel kullanımı, WAP servisleri için taşıyıcı olmasıdır. GPRS teknolojisinde veriler ‘paketler;’ halinde gönderilir; bu, veri uygulamalarının dağınık doğasına uygun bir yöntemdir. GPRS, ayrıca CSD ve HSCSD kullanımına benzer bir şekilde PC uygulamaları için taşıyıcı olarak kullanılabilir.

GRX (GPRS Roaming Exchange):
GPRS Roaming değişimi

GSM (Global System for Mobile Communications):
Mobil İletişim için Küresel Sistem. Avrupa’da kullanılan 2G mobil iletişimin en bilinen adı. Önceleri ETSI’nin “Groupe Spéciale Mobile” isimli alt kuruluşunun ismini taşıyan GSM daha sonraları sistemin küresel bir çapa ulaşmasıyla yeni adıyla anılmaya başlandı. 900MHz, 1800MHz ve sadece ABD’de kullanılan 1900MHz’lik frekans boylarına sahip.

Handsfree:
Cep telefonlarında da bulunan, cihazın megafonu kullanılarak konuşulmasına imkan veren teknoloji.

HSCSD (High Speed Circuit Switched Data):
Yüksek Hızlı Devre Switch’li Veri. Bir GSM ağında devre-switch’li verinin yüksek hızlı iletimini sağlayan bir transmisyon metodu. Özel terminaller gerektiren HSCSD, 14,400 bit/saniye hızla çalışan iki GSM kanalının toplam 28,800 bit/saniye hızda çalışmasını sağlayabilir.

IMEI (International Mobile Equipment Identity):
Cep telefonlarında *#06# tuşlarına basıldığında ekrana gelen 15 haneli olan cihazın uluslararası numarasının adıdır ve başka hiç bir cep telefonuna aynı numara verilemez. Telefona sim kart takıp görüşmeye başlayınca cihazın seri numarası operatör kayıtlarına yansır.

IMT-2000 (International Mobile Telephone Standart 2000):
Üçüncü jenerasyon için iletim methodlarının dahil olduğu standartlar bütünü.

Infrared:
bakınız IRDA

IrDA (Infra-red Data Association):
Kızılötesi ışık üzerinden çalışan kablosuz bir ağ konsepti. Cep telefonları, PDA’ler ve dizüstü sistemlerde kullanılıyor.

IP (Internet Protocol):
İnternet Protokolü. İnternet üzerinde veri transferi yapılmasını sağlayan protokol. Paket bazlı bir veri iletim yolu olan IP’de her bir paket İnternet üzerinde farklı yollar izleyebilir. İnternet’e bağlı her terminalin kendisine özel bir IP adresi bulunmak zorundadır.

ISDN (Integrated Services Digital Network):
Entegre Servisler Dijital Ağı. Sabit bir ağ üzerinde kullanılabilen bir dijital iletişim ağı. Telefon, faks ve İnternet erişimi gibi değişik amaçlarla kullanılabilir.

ITU (International Telecommunications Union):
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği. Cenevre’de kabul edilen iletişim standartlarının dünya çapında uygulanabilmesi için çalışan kuruluş. ETSI gibi diğer kuruluşlarla koordine biçimde çalışır.

JAVA:
Platformdan bağımsız programlama dili. Mobil Telefonlar için geliştirilen versiyonu da bulunmaktadır(j2ME) . Bu sayede başta oyunlar olmak üzere, java ile geliştirilmiş birçok uygulama uyumlu telefonlara indirilebilmektedir.

JPEG (Joint Photographic Experts Group):
Bazı sıkıştırma özellikleri seçilerek yaratılan grafik formatı.

Kızılötesi:
Bkz. IrDA

Konum Tabanlı Servisler:
Cep telefonu kullanıcılarının “neredeyim?” , “yakınımda neler var?” ve “oraya nasıl ulaşırım?” sorularına, coğrafi konum bilgisini kullanıp en uygun cevaplar sunan servislerdir.
(Örn: En yakın hastane, haritada göster gibi)

LAN (Local Area Network):
Yerel Alan Ağı.

LINK:
Internet’te, bir kelime, resim veya bilgiden bir başkasına yapılan bağlantı. İletişimde, alıcı ve verici arasındaki bir devre veya iletim yolu ile bunlara ilişkin ekipmanları içeren kanal. Internet’ te gezilen sayfaların içersinden bir diğer sayfa ya da siteye geçiş, yönlendirme.


Mhz (Megahertz):
1 milyon hertz.

MMS ( Multimedia Messaging Service):
Çokluortam Mesaj Servisi. GSM’de bulunan SMS servisinin ses ve resimlerle desteklenerek geliştirilmiş hali.

MPEG (Motion Picture Experts Group):
1988 de kurulan ve ISO’nun himayesinde çalışan, video ve sayısal ses sıkıştırma standartlarını geliştiren grup.

MSC (Mobile switching centre):
GSM sistemi hücrelerin gruplaşmasından oluşur. Her bir grup hücrede bulunan 1 santral ve 1 baz istasyon kontrolorü bulunur. Bu kontrol merkezine MSC adı verilir.

Multimedia:
Metin, ses ve video’nun birleşimi için kullanılır

MVPN (Mobile Virtual Private Network):
Mevcut GSM operatörünün sağladığı GPRS hizmeti kullanılarak, şirket veya özel ağlara erişilme.

OLED(Organic Light Emitting Diode):
Organik Işık Yayan Diyot. Bu teknoloji ile son yıllarda geliştirilen ve özellikle cep telefonu ve dijital fotoğraf makinesi gibi cihazların ekranlarında kullanılan bir yenilik. Normal LCD ekranların aksine oldukça düşük enerji tüketen (2-10 V), klasik ekranlara göre daha az yer kaplayan ve yaklaşık 160 derecelik bir görüş açısı sağlayan bu yeni teknolojiyi, kısa vadede birçok cihazda görebileceğiz.

OTA (Over the air activation):
Operatörlerin verileri terminallere ve uzak bölgelere şebeke üzerinden aktarmasına olanak tanıyan teknoloji.

PDA (Personal Digital Assistant):
Kişisel Dijital Asistan. Avuçiçi bilgisayar olarak da bilinen bu cihazlar küçük, kompakt bir yapıda, dokunmaya hassas bir ekrana sahip, klavyesiz, veri girişi için özel bir kalem kullanılan bir sistem..

PIN Kodu (Personal Identification Number):
Kişisel Kimlik Numarası Kablosuz cihazlar kapsamında PIN, bir aramayı veya veri iletimini tamamlamak için SIM kartla birlikte kullanılan bir koddur.

Piksel:
Bir bilgisayar ekranında veya görüntüsünde programlanabilen temel renk birimi. Fiziksel değil mantıksal bir birimdir. Bir pikselin boyutu, ekranın ayarladığınız çözünürlüğüne bağlıdır.

RAM (Random Access Memory):
Rastgele erişimli bellek. İşlemci tarafından okunup yazılabilen, üzerinde bilgilerin geçici olarak tutulduğu bellek.

Roaming:
Dolaşım. Yabancı bir ağ içinde yapılan aramaları tanımlayan terim. Mobil telefon operatörlerinin kullanıcılarına, anlaşmalı oldukları diğer operatörlerin kapsama alanlarında hizmet vermesi. Dolaşımın sadece ülkeler arasında olması gerekmez, yakın gelecekte aynı ülkede GSM ve UMTS ağları içinde de dolaşım uygulaması yapılabilir.

SAR (Specific Absorption Rate):
SAR, bir cep telefonu kullanılırken vücudun emdiği radyo dalgası enerjisi miktarının bir ölçüsü olan Spesifik Absorpsiyon (Emilim) Oranı anlamına gelmektedir. Yürürlülükte olan bilimsel tabanlı uluslararası tavsiyeler ve standartlar, maksimum SAR seviyesini 2 W/kg olarak belirlemiştir.

SIM (Subscriber Identity Module):
Abone Kimlik Modülü. Cep telefonlarında kimlik belirleme çipini taşıyan kart. Abonenin telefon numarası, ağda kimlik belirleme için şifreli bir algoritma, PIN ve abonenin telefon defterini içerir. Üçüncü jenerasyon UMTS ağlarda yerini USIM adlı yeni bir teknolojiye bırakacak.

Smartphone:
Akıllı Telefon. Hem PDA hemde cep telefonu olarak kullanılan cihazlara verilen isim.

SMS (Short Message Service):
Kısa Mesaj Servisi. GSM ağı içinde mesaj servisi. 160 karakter uzunluğunda mesajlar cep telefonları arasında alınıp, gönderilebilir.

SMSCB (SMS Cell Broadcast):
Sms Yayını

Speed Dialing:
Hızlı Arama. One touch dialing (tek tuş arama) diye de bilinen, önceden numaralara atanmış kişilerin tek tuşla aranmasını sağlayan teknoloji.

SSL (Secure Sockets Layer):
Ağ üzerindeki mesaj iletişiminin güvenliğinin yönetimi için Netscape tarafından oluşturulmuş bir program katmanı.

Streaming:
Eşzamanlı. Dijital ses ve videonun İnternet üzerinden iletimini tanımlayan terim. Ses ve video kullanıcıya bir veri akışı halinde sunulur.

Symbian:
PC’de kullanılan Microsoft Windows gibi, Symbian da mobil cihazlarda kullanılan bir işletim sistemidir. Symbian tarafından belirlenen standartlar, farklı cihazların bilgileri kolayca paylaşmasını sağlar.

SyncML:
Senkronizasyon Uygulaması. kişisel bilgileri içeren ağdaki bir sunucuyla kişisel bilgileri (rehber, yapılacaklar ve ajanda kaydı girişleri) senkronize etmenize olanak tanıyan bir yazılım uygulamasıdır.SyncML, farklı şebekeler üzerinden farklı türlerdeki cihazların ve uygulamaların veri senkronize etmelerine olanak tanıyan bir teknolojidir. SyncML, senkronize edilebilen veri türlerini ve cihazların birbirleriyle iletişim yöntemlerini tanımlayan bir iletişim kuralıdır.

Standby Time (Bekleme süresi):
Kablosuz bir telefonun veya Communicator’ün tamamen dolması, açılması ve arama veya veri iletmeye hazır olması için gereken süre. Bekleme süresi, önceleri yalnızca saat ve dakika cinsinden belirtilirken yeni modellerde günlerle ifade edilebilmektedir.

Talk time (Konuşma süresi):
Kablosuz bir aracın, batarya gücünü tüketmeden önce, belirli bir iletim işleminde kullanıldığı süre (telefon görüşmeleri, veri gönderme ve alma). Konuşma süresi, saat ve dakika cinsinden ifade edilir ve iletim daha fazla güç gerektirdiği için bekleme süresinden daha kısadır.

Tri-Band:
Cep telefonunun GSM 900, GSM 1800 ve GSM 1900 gibi üç farklı frekans bandında çalışabilmesi

Truesync:
Starfish tarafindan geliştirilen, mobil araçlarla, pclerde bulunan takvim, adres defteri, ajanda kullanımının senkronize edilmesini sağlayan teknoloji.

UMA (Unlicensed Mobile Access):
Lisanssız Mobil Erişim. Bu teknoloji GSM ve GPRS teknolojileri ile Bluetooth ve W-LAN bağlantılarını bir arada kullanımına olanak sağlamaktadır. Bu şekilde evde bulunan kablosuz internet bağlantısı ile cep telefonları arasında iletişim kurularak, eve girince cep telefonu internet (VoIP) üzerinden, ev dışında ise GSM şebekeleri üzerinden görüşme yapmak mümkün olabiliyor.

UMTS (Universal Mobile Telecommunications System):
Evrensel Mobil İletişim Sistemi. Üçüncü kuşakta IMT-2000 ailesinin en çok bilinen ve gelecek vaadeden üyesi. TD-CDMA ve W-CDMA transmisyon metodlarını kullanan UMTS ağlar multimedya uygulamaları ceplere taşıyacak yüksek hızlı veri iletimini sağlayacak.

UPnP (Universal Plug And Play):
Evrensel Tak ve Çalıştır Sistemi. Cep telefonları ile W-LAN üzerinden herhangi bir cihazı (TV, klima vs.) kumanda etme imkanını sağlayacak teknoloji. Örnek telefon: Nokia N80.

URL (Uniform Resource Locator):
Internetteki resmi adres sistemi.

VGA Kamera:
Video Grafik Düzeni (Video Graphics Array). En fazla 640 x 480 x 16 değeri için piksel özelliklerini destekler. Bu, fiili video standardıdır ve çok sayıda video modundan oluşur.

VMS (Video Messaging Service):
Video Mesaj Servisi. GSM ağlarında SMS’in video iletimine imkan verecek şekilde geliştirilmiş hali.

VPN (Virtual Private Network):
Sanal özel ağ. Herkese açık olan iletişim altyapısını kullanan özel bir veri ağıdır. Tünel protokolu ve çeşitli güvenlik prosedürleri ile izinsiz girişlere karşı korunur.

Voicemail:
Sesli Mesaj. Sesli olarak mesaj gönderip, alabileceğiniz mesaj servisidir.

VoIP (Voice over IP):
IP üzerinden Ses. IP ağları üzeriden ses iletimini tanımlayan terim. VoIP ses ve verinin aynı ağ altyapısı üzerinden iletimine imkan verir.

WAP (Wireless Application Protocol):
Kablosuz Uygulama Protokolü. Mobil cihazlardan İnternet erişimi sağlayan teknoloji. HTML dilini mobil cihazlarda kullanıma uygun WML diline çeviren WAP geçiş noktalarına mobil cihazlardan erişime dayanır. Mobil cihazlarda İnternet içeriğini çevirip, gösterecek bir tarayıcıya ihtiyaç duyulur.

Wi-Fi:
Wireless Fidelity. Kablosuz Ethernet Uyumluluk İttifakı (WECA) tarafından onaylanmış, WLAN’ların diğer WLAN sistemleri ile ortak çalışmasına imkan veren fiili bir standarttır. Wi-Fi terimi, bazen genel olarak WLAN’ı ifade etmek için kullanılmaktadır.
Bkz. W-LAN

W-LAN (Wireless Local Area Network):
Kablosuz yerel alan şebekesi (WLAN) dünyada giderek tanınan şebeke erişim teknolojisidir. Kullanıcıların, portatif bilgisayarlarını ve kablosuz cihazları ile evde veya kafeler, havaalanları ve oteller gibi (kamusal Erişim Bölgeleri veya “hot-spot” diye tabir edilen) kamu alanlarında kablosuz bir biçimde şebeke kaynaklarına erişmelerine imkan verir.

WML (Wireless Markup Language):
Kablosuz Biçimlendirme Dili. Kablosuz kullanım için en iyi duruma getirilmiş HTML gibi bir biçimlendirme dili.

WWW (World Wide Web):
Bir browser gibi istemci uygulamaları kullanılarak bağlanılan ve çeşitli servisler sunan, Internet sunucularının oluşturduğu büyük ağ.

XML (Extenden markup language):
Internet üzerinde bilgiyi paylaşabilmek için ortak bir bilgi formatı yaratma yolu. HTML diline benzer.

Paylaş :
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • Technorati

Mophun nedir?

15 Ocak 2010 Yazan YawuSZ  
Kategori Bilim & Teknoloji

MophunTM mobil aygıtlar için geliştirilen yazılım tabanlı bir oyun konsoludur! J2ME üzerine kurulmuş diğer oyun uygulamalarına göre MophunTM VM (Virtual Machine – Sanal Makina) tamamen değişik mimariye sahip ve sadece oyunlar için geliştirildi. Bu nedenle MophunTM oyunları diğer sanal makinelere (VM) göre 100 kat daha performanslı çalışıyorlar.

Cep telefonları için gelişmiş ve sorunsuz çalışan oyunlar geliştirmek üzere 1999 yılının sonunda beş kıdemli oyun programcısı Synergix şirketini kurdular. Amaçları oyun programlamak için az zahmetli, yazılım tabanlı bir oyun konsolu geliştirmekti. Bu platforma MophunTM adını verdiler.

Oyun çözümleri

MophunTM oyun çözümleri dört ana modül içeriyor:


MophunTM RTE (Run Time Engine – Çalışma Zamanı Motoru). Mobil aygıtta güvenli bir kutuda kurulu küçük bir oyun hızlandırıcı

MophunTM API (Application Program Interface – Uygulama Program Arayüzü). RTE tarafından desteklenen ve özel fonksiyonlar setini çalıştıran oyun uygulama arayüzü

MophunTM SDK (Software Development Kit – Yazılım Geliştirme Kiti). Oyun geliştiriciler için tamamen bedava olan MophunTM uygulamaları geliştirme yazılımları

MophunTM VST (Vendor Signing Tool – Satıcı Kayıt Uygulaması). Bu uygulamayla bir distribütör sattığı oyunun bir aygıtta oynanabilinmesini ve bu oyunu bu aygıta ve ona bağlı çalışma zamanı motoruna kilitlenmesini sağlar. Böylece satılan bir oyun başka bir aygıtta (cep telefonunda) çalışmaz!

MophunTM oyunları C/C++ programlama dilinde yazıldıkları için programlanması programcılara çok zor gelmiyor. Diğer bir artısı da MophunTM dosyalarının ufaklığıdır. Böylece düşük donanımlı telefonlarda da çalışmaktadırlar.

Ama MophunTM diğer uygulamalara göre daha fazla hafıza kullanıyor ve oyun dışında menü veya programlar gibi diğer uygulamaları desteklemiyor, böylece oyunun yardım dosyası bile oyunun içine yazılmalıdır.

MophunTM oyun desteğini telefonlarına entegre eden ilk üretici Sony-Ericsson’dur. Bunun yanında MophunTM oyunları Symbian işletim sistemli telefonlarda da çalışmaktadırlar.

Paylaş :
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • Technorati

Microsoft’un 23 Yıllık Serüveni

15 Ocak 2010 Yazan YawuSZ  
Kategori Bilim & Teknoloji

10 KASIM 1983
Microsoft Windows duyuruldu

KASIM 1985
Microsoft Windows 1.0 yayınlandı.Fiyatı 100 Dolar idi.

9 ARALIK 1987
Microsoft Windows 2.0 yayınlandı.Fiyatı 100 Dolar idi.

Microsoft Windows NT 3.1 yayınlandı.

22 MAYIS 1990
Microsoft Windows 3.0 22 yayınlandı.Satış fiyatı 150 dolar yükseltme fiyatı 80 dolardı.

NİSAN 1992
Türkçeyide kapsayan Microsoft Windows 3.1 yayınlandı ve 2 ay içerisinde 1milyondan fazla sattı

1994
Lisanslı Windows kullanıcılarının sayısı 25 milyonu geçti.

EYLÜL 1994
Microsoft Windows NT 3.5 yayınlandı.

AĞUSTOS 1995
Microsoft Windows 95 Rolling Stones konseri ile tanıtıldı 4 günde 1 milyon adet sattı.

KASIM 1996
Microsoft Windows CE 1.0 yayınlandı

HAZİRAN 1998
Microsoft Windows 98 yayınlandı.

ŞUBAT 2000
Microsoft Windows 2000 yayınlandı

2002
Microsoft Windows XP 64 bıt Edition(Version 2002) yayınlandı.

25 KASIM 2001
Microsoft Windows XP yayınlandı

19 HAZİRAN 2000
Microsoft Windows ME(Mıllennium)yayınlandı.

28 MART 2003
Microsoft Windows Server 2003 yayınlandı.

24 NİSAN 2005
Microsoft Windows XP Professional x64 Edition yayınlandı.

23 TEMMUZ 2005
”Longhorn”kod adlı yeni işletim sisteminin resmi isminin Windows Vista olacağı açıklandı.

KASIM 2006
Windows Vista yayınlandı.

24 OCAK 2007
Windows Vista Türkçe yayınlandı.

22 Ekim 2009
Windows 7 Yayınlandı.

Paylaş :
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • Technorati

ARAMA MOTORLARI VE HUKUKİ DURUMLARI

15 Ocak 2010 Yazan YawuSZ  
Kategori Bilim & Teknoloji

1- Arama Motoru Nedir?

A) Arama Motorunun Tanımı

İnternet kullanımının yaygınlasması ve herkesin para dahi ödemeden site sahibi olabilmesi, internetin bir bilgi çöplüğüne dönmesine ve aynı bilgilerin binlerce farklı sitede yayınlanmasına yol açmıstır.

Birkaç site bu isin basından beri bir numara olma unvanını ellerinde bulunduruyorlar. Ama ayrıntılı konuları isleyip, mesela akademik ve teknik bilgiler, genel olarak kabul görebilmis bir site mevcut değil. İhtiyacı olanlar onlara ulasıyor ve devamlı olarak bu bilgilere gereksinim duymayanlar bu sitelerin var olduklarından bile haberdar değiller.

Bu nedenle internette yayınlanan sitelerin içerikleri ne kadar genis ve farklı olsa da, o dokümanları arayan kisilerin onları bulması ancak arama motorları sayesinde gerçeklestirilir. Arama motorları bir ya da birkaç kelime veya sözcük tümcesinin, site sahibinin sitesini motora kaydederken girdiği anahtar kelimelere veya sayfalarda bulunan veriler içinden bulunarak arayan kisiye gösterilmesi prensibine sahiptir.

Arama motorları internet kullanıcılarının istedikleri bilgiye saatler harcayarak ulasabilmelerinin yanında, onlara birkaç saniye içinde aradıkları her bilgiyi ve diğer verileri bulma lüksü sunuyor.

Sizce de çok yararlı değil mi?

B) Arama Motorlarının Gelisimi

1993 yılında, henüz herkes kulaktan dolma birkaç siteyi kaynak edinirken ve yeni açılan siteler ziyaretçi edinemezken, bazı yazılımcılar çözüm olan bir sistem arayısını noktalamışlardı: arama motorları.

“Belki var ama nerede?” ve benzeri soruların internet için geçerli olmayacağı bir dönem açıldı. Bunun ilk örneklerini incelersek: google.com Özgür kayıt ve önbilgi stratejisiyle bugün için dünyanın en çok kullanılan sitesi.

altavista.com İlk arama motorlarından biri. Bütün dünya ülkelerine hizmet vermekten çekinmis olması ve google.com’un uygulamalarına yetisememesi nedeniyle bugün kullanıcısının büyük bir bölümünü google’a kaptırmıs olan motor.

aliweb.com Arama motoru furyasının baslamasına öncü olan sitelerden biri. Simdi çalısmıyor ve tescil yazısı bile 2002′ye ait. Ama motorların ortaya çıkmasında düsünce babalığı yapmıs olan bu sitenin yazılımcıları, bu ileri görüşlülükle, geçmiste, reklam ücretleri olarak çok para kazandılar.

C) Kullanım Alanı

İnternet ne için kullanılıyor? Bunun cevabını sadece düsünerek tam olarak veremeyiz. Bunu kanıtlamam gerekirse, bir kelime düsünün; mesela koltuk kelimesi…

google.com’da bu kelime arandığında ne kadar sonuç çıktığını görüyorsunuz. Burada bulunan sitelerin pek çoğu aslında bizim aradığımız koltukla alakalı değil, ama küçük bir kısmı, mesela 100.000 kadarı gerçekten aradığımız kelimeyle alakalı…

Bugün internet aklımıza gelebilecek her konuda bilgi içeriyor. Bizi aydınlatıyor, yanlıs bilgilendiriyor, doğruları söylüyor, zamanımızı çalıyor; ama bugün internet dünyadaki her seyi içeriyor. Arama motorları bunların bir bütün olarak tutulması görevini üstleniyor. Peki bu bilgilerin saklanması ve ziyaretçilere sunulması nasıl sağlanıyor?

2 – Teknik Altyapı

A) Yazılım Süreci

Arama motorlarının yazılım asaması, örneklerinin az olması dolayısıyla, önceleri biraz üzerinde durulması gereken bir konu olarak görülüyordu. Bir arama motoru kurmak belki de tanıtım ve içerikten önce yazılım demekti.

Ama bugün yazılım uzmanlarının çoğalması ve internette ücretsiz yazılım destekçileri sayesinde bir arama motoru kurmak çok kolay ama onu yasatmak ve duyurmak gerçekten zor. Kavramlar birkaç sene içinde rol değistirmis gibi görünüyor.

B) Yayınlama Süreci

Arama motoru kurmak bir izne ya da herhangi bir izlek içermeye zorunlu değil. Ne zaman ki birimizin bu amaçla kurduğu arama motoru tavsiye edilen ve sık ziyaret edilen bir hale geliyor, kısıtlamalar ve zorunlu uygulamalar o zaman diretiliyor.

Bunun yanında bir arama motoru uzun ve yorucu bir reklâm süreci gerektiriyor. Bunun için büyük sitelerin tekelini kırmak oldukça güç.

3 – Hukuki Sorunlar

Arama motorlarının yaygın kullanımı ve denetim zorluğu, buna kaynaklık eden sitelerce bilinerek ya da bilinmeyerek pek çok hukuki ihlalin yapılmasına neden olmustur. Bu saldırıların ne sekillerde gerçekleşebileceğini listeledim:

A) Yanlıs Bilgilendirme: Arama motorları siteler hakkında ve ürünler hakkında bilgi içerir. Yanlıs bilgilendirme yapılması pek çok soruna yol açar. Bu nedenle arama motorlarına bilgi girislerinin denetlenmesi ve yöneticiler tarafından hazırlanmasının, site sahiplerince yapılan kayıtlardan çok daha mantıklı olduğunu düsünüyorum. Zaten birçok sitenin arama motorlarında görünen içeriği de olduğundan fazladır ya da gerçek içerik dısında reklâm yapmaya yöneliktir.

Buraya kadar, yani site sahiplerinin kendi sitelerinde olmayan özelliklerini motorlar için aranan anahtar kelime yerine yazmasında bir sakınca yok. Çünkü arama motorları sitenin neyi içerdiğine değil yapılan kayıt sayısının çokluğuna bakar.

Peki eğer bu arama motorlarına sizin sitenizle ya da sahsınızla ilgili yanlıs ve ahlak dısı bilgiler konursa ne olacak?

B) Reklâm Prensipleri: Arama motorları olusum amaçlarının çok dısına tastı son dönemde. Çünkü en çok ziyaret edilen siteler popüler arama motorları. Herhangi bir sitenin tam adresi aklımızda değilse, bu sitenin aklımızda olan kısmını arama motoruna yazıyoruz, aklımıza gelmeyen diğer tarafını bize sunuyor.

Herhangi diğer sitelerden çok daha fazla ziyaretçiye sahip olan bu sistemler, farklı reklâm stratejileri gelistirerek kazançlarını artırmayı deniyorlar. google.com’un baslattığı ve ardından pek çok arama motorunun da uygulamaya koyduğu referans bağlantı projesi kısa zamanda büyük paraların döndüğü kendine has bir piyasa oldu.

Peki, pek çok farklı ülkede hizmet veren bu siteler, acaba yapılan reklâmın içerdiği ifadelerin doğruluğunu ve diğer kisilerin menfaatleriyle çatısabilme ihtimalleri görebiliyorlar mı?

C) Kisilik Haklarına Müdahale: Arama motorlarına yazılan kelimeler arama çokluğuna göre, site sahiplerine ziyaretçi sağlıyor. En çok aranacak kelimeleri önceden tahmin edebilen site sahipleri, sitelerini bu kelimelerle kaydederek bütün sonuçlarda kendilerini göstermek istiyorlar.

Genelde bu kelimeler içinde ise, konusuna göre, ünlü olan kisilerin isimleri yazılıyor. Bazen bu ibareler, gerçek dısı ve soyut kurmacalar üstüne olsa bile kisilik haklarını zedeleyecek boyutta olabiliyor.

Peki, anahtar kelime olarak yazılan bu kelime ve cümlelerden kisilik haklarımızın zarara uğradığını düsünüyorsak?

D) Haksız Rekabet: Kar oranlarını artırmak isteyen site sahipleri, kayıtlar bir süre sonra milyonlara ulasmaya baslayınca iyi bir formül tutturdular; “para öde-ön sıralara ilerle.” Ama herkes ön sıralara ilerlemeyi sitenin ziyaretçi çokluğuna bağlıyordu. Burada bir kargasa doğmaya basladı; kalitesi olamayan bir site nasıl en ön sırada oluyordu?

Daha sonra kısa bir dönem için bile olsa, gerçekten iyi hizmet veren sitelerin ziyaretçi sayılarında azalmalar meydana geliyordu. Çünkü iyi hizmet veren siteler arama motorlarında hizmetleri dolayısıyla ön sıralara tırmanmıslardı. Ama simdi belli bir ücret ödeyen tüm hizmet sahipleri en üst sıralarda görünebiliyordu.

İnternet gelirleri ilk reklam alanlarını kiralayan site sahiplerinden çok iyi olan ilk liderler de para ile ön sıraya geçme yoluna basvurdular ve bu sefer kimin birinci sırada ne zaman görüneceği karmasası doğmaya basladı. Evet, formül çökmüstü. Peki, eğer birileri haksız sekilde, arama motorları kuralları çerçevesinde olmadan bizim sıramızın önünde görünürse?

E) Kötü Niyetli Kullanım: Makalemin basında, yazılım sürecinin bu sektör için çok önemli olduğunu fakat daha sonra bu isi yapan kisi sayısının artması dolayısıyla bir arama motoru olusturmanın hem zaman açısından hem de maliyet açısından çok uygun olduğunu söylemistim.

Günümüzde küçük bir bilgisayar ve web bilgisi olan herkes kendine küçük de olsa bir arama motoru kurabilir. Peki bu arama motoru bizim sirketimizin ya da sahsımızın aleyhine görüs olusturmayı ve yazmayı hedeflemisse?

4- Saldırının Önlenmesi ve Alınması Gereken Tedbirler

A) Saldırının Ortadan Kaldırılması İçin Basvurulması Gereken Yerler

i. Saldırının yapıldığı arama motorunun bulunduğu siteye Yukarıda açıklanmıs hak ihlallerinin gerçeklesmesi halinde basvurulabilecek en kolay yol, arama motorunun bulunduğu siteden size ait yanlıs veya bulunmasını istemediğiniz bilgilerin sonuçlar arasından çıkartılmasını istemektir. Geçmiste buna benzer bir olay yasadım. google.com’da bilgiler 6 aylık periyotlar içinde yenilenir ve o altı süreç içinde motorda hep aynı sayfa bilgileri görüntülenir. Ben kendi adımı google’da aradığımda telefon bilgilerim de bir siteden bağlantılı olarak sonuçlara yansıyordu.

Öncelikle orijinal siteden bu bilgilerin kaldırılmasını istedim. Bilgiler siteden çıkartıldıktan sonra google.com genel merkezine bir rica postası yolladım. Aranan kelime hakkında güncelleme yapılması için. Cevaben herhangi bir posta alamadım ama 3 gün içerisinde sonuçlar güncellenmisti, yani gerekli islemi yapmıslardı.

Siz de, özellikle yerel motorların, yöneticileri ile irtibata geçerek ve hakkınızı ispat ederek istemediğiniz bilgilerin çıkartılmasını sağlayabilirsiniz.

ii. Sitenin bilgilerini barındıran sağlayıcıya (host)

Siz her ne kadar da site yöneticisinden rica ettiyseniz de irtibata geçmeye çalıstıysanız da sonuç: ya kaldırmak istemiyor ya da artık o siteyle ilgilenmiyorsa

Bu durumda siteye alan sağlayan firmaya basvurabilirsiniz. Sağlayıcı firma, motorun bulunduğu sitenin bütün bilgilerini içinde barındıran sunuculara sahiptir. Siz onlardan ihlalin bulunduğu sayfayı ve sonuçları göstermek ve kendi bilgilerinizi ispat ederek size ait yanlıs ve kaldırılması gereken diğer verilerin siteden kaldırılmasını talep edebilirsiniz.

iii. Cumhuriyet Bassavcılığı’na

Bundan önceki asamalar yargı sistemimizi mesgul etmemek ve ulasmak istediğimiz sonucun zaman kaybetmeden gerçeklesmesini sağlamak için kullanılabilir. Ancak bu yolların her hangi bir fayda sağlamayacağına kanaat getirdiyseniz, Cumhuriyet Bassavcılığı’na hakkınızın tespiti ve istenmeyen verinin kaldırılması için karar verilmesi talebinde bulunabilirsiniz.

B) Saldırının Önlenmesi ve Tedbirler

i. Haksız kullanımın ve ibarelerin silinmesi, ayrıca bunun duyurulmasını talep etme

Bizim menfaatlerimize, kisilik haklarımıza, ticari itibarımıza vb. müdahale eden ibarelerin kaldırılmasını talep edebiliriz. Bunun yanında olusan zararın ortadan kaldırılması için bu kararın sitede belirlenecek bir süre içinde yayınlanmasını talep edebiliriz.

ii. Sitenin belli bölgesine erisimin engellenmesini talep etme

Mart 2007′de youtube.com görüntü paylasım sitesi, Cumhuriyet Bassavcılığı tarafından Türkiye’den erisime kapatıldı. Bunun nedeni sitede Türklük’e ve Atatürk’e hakaret içeren bir görüntülerin de paylasıma sunulması idi.

Siteden kesin mahkeme kararı ile istenen silinme istekleri kendiliğinden gerçeklesiyordu ama mahkeme kararı verilmeden önce silinmesi mümkün değildi. Bunun için C.Bassavcılığı gecikmesinde sakınca görülen bu duruma el koydu ve 3-4 günlüğüne sitenin anasayfası dahil bütün sayfalarına Türkiye’den erisime engel koydu.

Aynı bu sekilde, kaldırılmasının gecikmesinde sakınca gördüğümüz ihlal verilerinin bu yolla kısmen engellenmesini talep edebiliriz. Ancak mahkeme kararı sonucunda eğer veriler hukuka aykırılık teskil etmiyorsa ve zarar ispat edilemezse, erisimi engellenen site sahiplerinin de zararları dâhilinde sizden bir tazminat talep etmeleri olası. (ancak ispatlanabilecek zarar kaydı çok olmayacağından endise edilmesi gereken miktarlar olmayacaktır.)

iii. Sitenin kapatılmasını talep etme

Bu ihtimal de elimizde, ancak yukarıdaki ihlal sekillerinden kötü niyetli kullanım halinde mevcut olabilir. Burada sitenin bir kisi, tüzel kisi, ürün vb. seyleri kötülemeyi, yanlıs bilgilendirmeyi, haksız rekabete neden olmayı hedeflediğinin ispat edilmesi halinde sitenin kapatılması talep edilebilir.

Bu kararın verilebilmesi için hazırlık asamasında davacı pek çok ispat külfeti altına girmektedir; çünkü böyle bir iddia zamanında müdahalelerle çok kolay ispatlanacağı gibi, geciken denemelerle delil bulma konusunda çok zor olabilir.

5- Sonuç

Arama motorları internet kullanıcılarının en çok ziyaret ettiği sayfaların basında geliyor. Bu sayfalarda olusabilecek hukuki sorunları önceden görmek ve bu sitelerin açılmasını ve içeriğini küçük de olsa bir denetim altında yürütmek, gelecekte büyük sorunların simdiden önlenmesi için büyük bir adım olacaktır.

Yine, sanal konularda mevzuat eksikliğinden kaynaklanan kuralsızlık, basıbos bir sahanın tüm müdahalelere açık olarak barınmasına neden oluyor. En kısa zamanda bu ve benzeri konularda, en azından bir yönetmelik ile çerçevenin ve isleyisin belirlenmesi, snaal isleyis ve alanlar için çok yararlı olacaktır diye düsünüyorum.

Paylaş :
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • Technorati